
Çocuk Düşürtme, Düşürme Veya Kısırlaştırma Suçu (TCK m.99-100)
Türk Ceza Kanunu’nun 99 ve 100. maddelerinde düzenlenen çocuk düşürtme, çocuk düşürme ve kısırlaştırma suçu; kişinin üreme hakkı, beden dokunulmazlığı ve yaşam

Türk Ceza Kanunu’nun 99 ve 100. maddelerinde düzenlenen çocuk düşürtme, çocuk düşürme ve kısırlaştırma suçu; kişinin üreme hakkı, beden dokunulmazlığı ve yaşam

Türk Ceza Kanunu’nun 97 ve 98. maddelerinde düzenlenen koruma, gözetim, yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali suçu, bireyin yaşam hakkı, vücut bütünlüğü ve

Evlilik sonrası kadının soyadı meselesi, hem hukuki hem de toplumsal boyutları olan önemli bir konudur. Özellikle evlenen kadının önceki soyadını kullanması, kızlık

Boşanma sonrası soyadı meselesi, aile hukukunun hem kişisel haklar hem de sosyal statü açısından en hassas alanlarından biridir. Kadının evlilik süresince edindiği

Boşanma sonrası kadının soyadı hukuku, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde özel olarak düzenlenmiş, kişilik hakları, kimlik bütünlüğü ve sosyal hayatla doğrudan bağlantılı bir

Çocuğun annesinin soyadını alması, çocuğun nüfus kayıtlarında babanın soyadı yerine annenin soyadı ile kayıtlı olması veya mahkeme kararıyla annenin soyadını taşıması durumudur.

Eziyet suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesinde düzenlenen ve insan onurunu, bedensel ve ruhsal bütünlüğü doğrudan hedef alan ağır suç tiplerinden biridir.

İşkence suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesinde düzenlenen ve insan onuruna doğrudan saldırı niteliği taşıyan ağır bir suç tipidir. Kamu görevlisinin, görev

Organ veya doku ticareti suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 91. maddesinde düzenlenen ve insan onurunu, beden bütünlüğünü ve kamu sağlığını doğrudan koruma altına

Akıl hastalığı nedeniyle çekişmeli boşanma davası, Türk Medeni Kanunu’nun 165. maddesi kapsamında düzenlenen ve özel boşanma sebepleri arasında yer alan istisnai bir