izmir-intihara-yonlendirme-sucu-avukati

İntihara Yönlendirme Suçu Nedir? (TCK m.84)

İntihara yönlendirme suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 84. maddesinde düzenlenmiş olup, bireyin yaşam hakkını dolaylı biçimde hedef alan en ağır ceza normlarından biridir. Bu suç, bir kimsenin intihar etmesine yönelik olarak onu teşvik eden, yönlendiren, kararını kuvvetlendiren ya da intihara elverişli ortam ve imkânları sağlayan fiilleri kapsar. Kanun koyucu, bireyin yaşam hakkını mutlak biçimde koruma altına almış; intiharı yalnızca bireysel bir tercih olarak değil, üçüncü kişilerin etkisiyle ortaya çıkabilecek bir sonuç olarak da değerlendirmiştir.

İntihara yönlendirme suçu, yalnızca intiharın gerçekleşmesi hâlinde değil; belirli koşullar altında netice gerçekleşmese dahi cezalandırılabilen bir suç tipi olarak düzenlenmiştir. Bu yönüyle hem neticeli hem de tehlike suçu özellikleri taşır.

İntihara Yönlendirme Suçunun Hukuki Dayanağı

İntihara yönlendirme suçunun hukuki dayanağı, Türk Ceza Kanunu’nun 84. maddesidir. Anılan madde; intihara azmettirme, teşvik, kararını kuvvetlendirme ve intihara yardım etme fiillerini ayrı ayrı ele alarak cezai yaptırıma bağlamıştır. Bu düzenleme, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının ceza hukuku düzeyindeki yansımasıdır.

Kanun koyucu, bireyin kendi yaşamına son verme iradesini dahi üçüncü kişilerin etkisi bakımından sınırlandırmış ve bu etkiyi cezalandırılabilir kılmıştır. Böylece yalnızca doğrudan öldürme fiilleri değil, dolaylı biçimde ölüme yol açabilecek davranışlar da ceza hukuku koruması kapsamına alınmıştır.

Suçun Koruduğu Hukuki Değer

İntihara yönlendirme suçuyla korunan temel hukuki değer yaşam hakkıdır. Yaşam hakkı, devredilemez ve vazgeçilemez nitelikte bir temel hak olup, ceza hukukunun en üst düzeyde koruma sağladığı menfaatlerin başında gelir.

Bu suç tipi aynı zamanda bireyin irade özgürlüğünü ve ruhsal bütünlüğünü de koruma altına alır. Zira intihara yönlendirme fiilleri çoğu zaman psikolojik baskı, manipülasyon veya duygusal sömürü yoluyla gerçekleştirilir ve mağdurun özgür iradesini zedeler.

İntihara Yönlendirme Suçunun Unsurları

İntihara yönlendirme suçunun oluşabilmesi için kanunda öngörülen maddi ve manevi unsurların birlikte ve eksiksiz şekilde gerçekleşmesi gerekir. Bu unsurların herhangi birinin bulunmaması hâlinde, fiil her ne kadar ahlaki veya sosyal açıdan kınanabilir olsa da ceza hukuku anlamında suç teşkil etmeyebilir. Uygulamada en sık tartışma konusu olan husus, failin davranışının mağdurun intihar iradesi üzerindeki etkisinin yeterli olup olmadığıdır.

İntihara yönlendirme suçunun unsurları öğretide ve yargı kararlarında aşağıdaki başlıklar altında incelenmektedir:

  • Fail: İntihara yönlendirme suçunun faili herkes olabilir. Bu suç özgü suç niteliğinde olmadığından, fail bakımından herhangi bir sıfat, meslek veya özel bir statü aranmaz. Fail ile mağdur arasında akrabalık, duygusal veya romantik bir ilişki, hiyerarşik ya da otoriteye dayalı bir bağ veya ekonomik–psikolojik üstünlük bulunması suçun oluşumu için zorunlu değildir. Ancak bu tür ilişkiler, somut olayda mağdur üzerinde kurulan etkinin derecesini artırabildiğinden, cezanın belirlenmesi aşamasında ağırlaştırıcı bir unsur olarak değerlendirilebilir. Özellikle failin mağdur üzerinde psikolojik baskı kurabilecek bir konumda bulunması, Yargıtay kararlarında suçun ağırlığını belirleyen önemli kriterler arasında yer almaktadır.
  • Mağdur: Suçun mağduru, intihara yönlendirilen kişidir. Mağdurun yaşı, cinsiyeti, hukuki ehliyeti, eğitim düzeyi veya sosyoekonomik durumu kural olarak suçun oluşumu bakımından belirleyici değildir. Bununla birlikte mağdurun çocuk veya akıl hastası olması hâlinde, Türk Ceza Kanunu bakımından suçun nitelikli hâli söz konusu olur ve daha ağır cezai yaptırımlar gündeme gelir. Bu gibi durumlarda mağdurun irade serbestisinin daha kolay etkilenebilir olduğu kabul edilmekte; failin davranışlarının mağdur üzerindeki etkisi daha hassas bir değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.
  • Fiil: İntihara yönlendirme suçunu oluşturan fiiller kanunda sınırlı sayıda sayılmamış olmakla birlikte, uygulamada belirli davranış kalıpları etrafında şekillenmektedir. Bu kapsamda mağduru intihara azmettirme, intihar düşüncesini teşvik etme veya özendirme, mağdurun mevcut intihar kararını kuvvetlendirme ya da intihara elverişli ortam, araç veya imkânları sağlama fiilleri suçun maddi unsurunu oluşturur. Bu davranışların ortak özelliği, mağdurun intihara yönelik iradesini doğrudan veya dolaylı biçimde etkilemesidir. Salt sert sözler, genel nitelikli ifadeler veya soyut temenniler her somut olayda suçun oluşumu için yeterli kabul edilmez. Fiilin, mağdur üzerinde belirli bir ağırlık ve etki yaratacak nitelikte olması gerekir.
  • Manevi Unsur (Kast): İntihara yönlendirme suçu yalnızca kasten işlenebilen bir suçtur. Failin, mağdurun intihar etmesine yönelik sonucu bilerek ve isteyerek hareket etmesi gerekir. Bu bağlamda failin söz ve davranışlarının bilinçli olup olmadığı, mağdur üzerinde nasıl bir etki yarattığı ve neticenin öngörülüp öngörülmediği mahkeme tarafından titizlikle değerlendirilir. Olası kastın varlığı her somut olayda ayrıca incelenir. Buna karşılık, taksirle bu suçun işlenmesi mümkün değildir; failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı, tek başına intihara yönlendirme suçunun oluşması için yeterli kabul edilmez.

İntihara Yönlendirme ile İntihara Teşvik Arasındaki Fark

İntihara yönlendirme, mağdurun intihar iradesini şekillendiren veya kuvvetlendiren aktif davranışları ifade ederken; intihara teşvik daha genel ve özendirici nitelikteki davranışları kapsar. Her iki fiil de TCK m.84 kapsamında değerlendirilmekle birlikte, fiilin yoğunluğu ve mağdur üzerindeki etkisi cezanın belirlenmesinde önem taşır.

İntihara Yönlendirme Suçunda Nedensellik Bağı

Suçun oluşabilmesi için failin fiili ile mağdurun intihar girişimi veya ölümü arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Mahkeme, mağdurun intihar kararının failin davranışlarından bağımsız olarak mı yoksa bu davranışların etkisiyle mi oluştuğunu değerlendirir.

İntihara Yönlendirme Suçuna Teşebbüs

İntihara yönlendirme suçuna teşebbüs, ceza hukuku uygulamasında en çok tartışılan konular arasında yer almaktadır. Çünkü bu suç tipi, mağdurun iç dünyasına ve iradesine yönelik davranışları konu edindiğinden, teşebbüs aşamasının tespiti her somut olayda ayrı bir değerlendirme gerektirir. Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümleri çerçevesinde, failin suçun icrasına başlamış olmasına rağmen elinde olmayan nedenlerle neticenin gerçekleşmemesi hâlinde teşebbüs hükümleri uygulanır.

İntihara yönlendirme suçunda teşebbüsün varlığından söz edilebilmesi için, failin mağduru intihara yönlendirmeye yönelik somut, ciddi ve etkili davranışlarda bulunmuş olması gerekir. Failin söz ve eylemleri, mağdurun intihar etme yönündeki iradesini etkilemeye elverişli nitelikte olmalı; yalnızca soyut, genel veya belirsiz ifadeler teşebbüs için yeterli kabul edilmemelidir. Bu kapsamda uygulamada özellikle şu hususlar dikkate alınmaktadır:

  • Failin mağdura yönelik sözlerinin süreklilik arz edip etmediği,
  • Kullanılan ifadelerin mağdurun psikolojik durumunu etkilemeye elverişli olup olmadığı,
  • Fail ile mağdur arasındaki ilişkinin niteliği,
  • Failin davranışlarının mağdurda intihara yönelik bir düşünce veya eğilim oluşturup oluşturmadığı.

Mağdurun intihara teşebbüs etmemiş olması, her durumda suçun oluşmadığı anlamına gelmez. Failin yönlendirme fiilleri, mağdur üzerinde belirli bir etki yaratmış ancak mağdur çeşitli nedenlerle intihar girişiminde bulunmamışsa, fail bakımından teşebbüs hükümleri uygulanır. Bu durumda mahkeme, Türk Ceza Kanunu’nun teşebbüse ilişkin hükümleri uyarınca cezada indirim yapar.

Yargıtay kararlarında, intihara yönlendirme suçuna teşebbüsün tespitinde özellikle nedensellik bağının zayıflığı ve mağdurun iradesinin ne ölçüde etkilendiği hususları üzerinde durulmaktadır. Failin davranışları ile mağdurun intihar düşüncesi arasında yeterli yoğunlukta bir bağ kurulamadığı hâllerde, teşebbüsün dahi oluşmadığı sonucuna varılabilmektedir. Bu nedenle intihara yönlendirme suçuna teşebbüs değerlendirmesi, soyut varsayımlara değil, somut olayın tüm özelliklerine dayalı olarak yapılmalıdır.

İntihara Yönlendirme Suçuna İştirak

İntihara yönlendirme suçuna iştirak, birden fazla kişinin mağdurun intihar etmesine yönelik fiillere birlikte veya farklı şekillerde katkı sunması hâlinde gündeme gelir. Ceza hukuku bakımından iştirak, suçun birden fazla fail tarafından işlenmesini ifade etmekte olup; her bir kişinin eylemi, suçun oluşumuna sağladığı katkı oranında ayrı ayrı değerlendirilir. İntihara yönlendirme suçunda iştirak hâllerinin tespiti, özellikle fail davranışlarının mağdur üzerindeki etkisinin derecesi bakımından büyük önem taşır.

Bu suç bakımından iştirak, Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümleri çerçevesinde şu şekillerde ortaya çıkabilir:

  • Azmettirme Yoluyla İştirak: Azmettirme, henüz intihar düşüncesi bulunmayan veya bu yönde kesin bir kararı olmayan mağdurun, fail tarafından intihara yöneltilmesi ve bu kararı almaya sevk edilmesidir. Azmettiren kişi, mağdurun intihar iradesinin oluşmasında belirleyici rol oynadığı için fail gibi sorumlu tutulur. İntihara yönlendirme suçunda azmettirme, özellikle psikolojik baskı, tehdit, ısrarlı telkin veya duygusal manipülasyon yoluyla gerçekleşebilir.
  • Yardım Etme Yoluyla İştirak: Yardım etme, mağdurun intihar eylemini gerçekleştirmesini kolaylaştıran veya bu yöndeki kararını destekleyen davranışları kapsar. İntihara elverişli araçların temin edilmesi, ortamın hazırlanması veya mağdura moral destek sağlanarak intihar kararının pekiştirilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir. Yardım eden kişi, suçun asli faili olmasa da, katkısının niteliğine göre cezai sorumluluk altına girer.
  • Müşterek Faillik: Birden fazla kişinin, mağduru intihara yönlendirmeye yönelik fiilleri birlikte ve ortak irade ile gerçekleştirmesi hâlinde müşterek faillik söz konusu olur. Bu durumda her bir fail, suçun tamamından sorumlu tutulur. Özellikle birden fazla kişinin mağdur üzerinde eş zamanlı veya sürekli baskı kurması hâllerinde müşterek faillik değerlendirmesi yapılmaktadır.

İntihara yönlendirme suçunda iştirak hâllerinin tespitinde, her bir failin mağdur üzerindeki etkisi ayrı ayrı incelenir. Yargıtay uygulamasında, iştirak eden kişilerin söz ve davranışlarının soyut nitelikte mi yoksa mağdurun intihar iradesini doğrudan etkileyen somut fiiller mi olduğu özellikle değerlendirilmektedir. Bu nedenle her bir fail, kendi kusuru ve suça katkısı oranında cezalandırılmakta; iştirak hâllerinin doğru nitelendirilmesi, cezanın belirlenmesinde belirleyici rol oynamaktadır.

İntihara Yönlendirme Suçunun Nitelikli Halleri

Mağdurun çocuk veya akıl hastası olması, suçun nitelikli hâlini oluşturur. Ayrıca mağdurun fiil sonucunda ölmesi hâlinde daha ağır cezalar öngörülmüştür.

İntihara Yönlendirme Suçunun Cezası

TCK m.84 kapsamında intihara yönlendirme suçunun cezası, failin fiilinin ağırlığına ve suçun ölümle sonuçlanıp sonuçlanmadığına göre belirlenir.

İntiharın gerçekleşmesi hâlinde uzun süreli hapis cezaları uygulanmakta, netice gerçekleşmezse teşebbüs hükümleri dikkate alınmaktadır.

Bu yönüyle intihara yönlendirme suçu cezası, nedensellik bağı ve neticeye göre cezanın belirlenmesi bakımından titizlikle değerlendirilir.

Suçun Neticesine Göre Cezanın Belirlenmesi

Neticenin gerçekleşip gerçekleşmemesi, cezanın tayininde belirleyici rol oynar. Ölümle sonuçlanan hâller ile yalnızca teşebbüs aşamasında kalan durumlar arasında ciddi ceza farkları bulunmaktadır.

İntihara Yönlendirme Suçunda Haksız Tahrik ve İndirim Halleri

Somut olayın özelliklerine göre haksız tahrik veya takdiri indirim hükümleri uygulanabilir. Ancak bu indirimler, suçun ağırlığı nedeniyle sınırlı şekilde değerlendirilir.

İntihara Yönlendirme Suçunda Etkin Pişmanlık

TCK m.84 kapsamında etkin pişmanlığa ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak failin netice gerçekleşmeden önce mağdurun hayatını kurtarmaya yönelik çabaları, cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir.

İntihara Yönlendirme Suçunda Şikâyet ve Zamanaşımı

İntihara yönlendirme suçu şikâyete tabi değildir ve Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen soruşturulur. Şikâyet bulunmasa dahi soruşturma doğrudan başlatılır.

Bu suçta kamu düzeni ve yaşam hakkı esas alındığından, şikâyetten vazgeçilmesi veya uzlaşma ceza soruşturmasını sona erdirmez.

İntihara yönlendirme suçunda zamanaşımı süresi, öngörülen ceza miktarına göre belirlenir ve her somut olayda ayrıca değerlendirilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Bu suçta görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir.

İntihara Yönlendirme Suçuna İlişkin Yargıtay Kararları

Yargıtay, intihara yönlendirme suçunda mağdurun iradesi üzerindeki etkinin derecesini ve nedensellik bağını titizlikle incelemektedir. İçtihatlarda, soyut ve genel ifadelerin tek başına suç oluşturmayacağı vurgulanmaktadır.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Uygulamada en sık yapılan hata, her intihar olayında otomatik olarak intihara yönlendirme suçunun oluştuğunun varsayılmasıdır. Oysa her somut olayda failin davranışı ile netice arasındaki bağ ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

İntihara Yönlendirme Suçunda Avukat Desteğinin Önemi

İntihara yönlendirme suçu, hem maddi hem de manevi unsurları itibarıyla karmaşık bir suç tipidir. Bu nedenle soruşturma ve kovuşturma sürecinde, özellikle İzmir gibi büyük şehirlerde ceza yargılaması pratiğine hâkim, ceza hukuku alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınması hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşır. Bu kapsamda, ceza hukuku ve ağır ceza davaları alanında çalışmaları bulunan Avukat İdil Su Ekmekçi tarafından yürütülen hukuki danışmanlık ve savunma faaliyetleri, sürecin doğru ve etkin şekilde yönetilmesine katkı sağlamaktadır.

İlginizi Çekebilecek Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir